Haz
51

En Başarılı Anlık İletişim Hizmetleri

Kategori: Internet | Yorum Yapın

 

images.jpgEskiden insanlar hep bir arada yaşarlarmış. Küçük bir mahalle ve birçoğu da birbirinin akrabası veya çok yakın aile dostu. Hal böyle olunca gidip gelme oldukça sık olurmuş tabi. Sonraları şehirleşme, modernleşme derken aradaki mesafe artmış. Yürüyerek gidilip gelinmeyecek kadar uzaklaşınca insanlar araba zorunlu ihtiyaç oluvermiş birden… Sonraları arabalar da yeterli gelmeyince dostları birleştirmeye, teknolojiyi kendi lehlerne kullanmay karar vermişler. Yani internetten görüşmeye karar vermişler. Onlara yardımcı olacak ise anlık görüşme programlarıymış. Masalımız da burada sonlanmış…
Efendim, internet üzerinden görüşmemizi sağlayan bu en başarılı ve en yaygın birkaç programın son sürümleriyle birlikte gelen yenilik ve değişikliklere beraberce göz atalım…

client.gif

Google‘un birçok alanda olduğu gibi chat alanında da parmağını görmek mümkün. Live Messenger’ın tahtını sallamak amaçlı yapılmış bir uygulama… Bilgisayarınıza program indirerek kullanabileceğiniz gibi, posta kutunuz aracılığıyla da kullanabilirsiniz… pc’den pc’ye sesli arama özelliği mevcut, fakat henüz videolu görüşme yapılamıyor… Birçok alanda başarı göstermesine rağmen google bu alanda pek başarılı olabilmiş değil, zaten olmasına da pek ihtiyacı yokmuş gibi bir hava var. Sanırım google bu hizmeti, gmail kullanıcılarının konforunu artırabilmek adına yapmış olsa gerek. Bu uygulama sebebiyle gmail kullanıcılarının arttığını da düşünmüyorum…

msn-85.jpgDünya üzerinde 294 milyon kullanıcısı olan ve Türkiye’de en yaygın anlık iletişim programı olarak tanımlayabileceğimiz bir Microsoft çalışması… Türkiye’de o kadar yaygın hale geldi ki, artık insanlaral tanışır tanışmaz, “msn’ini versene, ordan da görüşürüz…” şeklinde hitaplarla karşılaşmaya başladık. Yalnız buraya dikkat edin, msn adresim olup olmadığını sormuyor, direk msn adresimi istiyor. Bu msn kullanımının ne kadar yoğun olduğunu belli eder… Son sürümüyle beraber yapılan iyileştirmeler, onu daha cazip kılar hale gelmiştir. Dosya paylaşımındaki sağladığı kolaylık ve geliştirilmiş kişi bilgileri yeni sürümde mevcut…

yahoo.jpg

2.6 milyar dolarlık teklifi reddedeN Yahoo firmasına ait olan bu hizmet uzun süredir var. Ve şu an da 9.0 sürümüyle beta aşamalarını yaşıyor diyebiliriz… Yahoo sitesinin bir chat hizmeti olan Yahoo Messenger geçtiğimiz günlerde 9.0 sürümüyle kendini güncelledi. Bu güncellemeyle beraber konuşma penceresi içerisinde resim ve videolarımızı arkadaşlarımızla paylaşmaya başlıyoruz. Özellikle Microsoft xp kullanıcılarına özel hazırladıklarını belirten Yahoo yetkilileri, ayrıca Vista kullanıcılarını da unutmamışlar… Daha detaylı bilgi için blog Yahoo’yu, ürün hakkında bilgi almak için bu videoyu izleyebilirsiniz… Son sürümle birlikte arkadaşlarımızla resim paylaşmamız konusuna biraz hız gelmiş ve flickr oturumuzdaki resimlere hızlı erişim eklenmiş… Ayrıca google maps özeliğini konuşma sekmesine taşımışlar. Yani bir adres danışırken hemen konuşma penceresine google maps’i getirebilecek ve ardından yer tarifi isteyebileceğiz arkadaşlarımızdan…

skype.jpgGörüntülü, sesli, videolu görüşmeler yapmamıza izin veren ve aynı zamanda sms atmamıza da imkan sağlayan bir hizmet… Üstelik mesaj yazarken “nasilsin?” gibi Türkçe karakterler içermeden değil, Türkçe karakterlere izin vererek mesaj atabileceğiz, bu mesajı skype içerisine kaydettiğimiz kişi listesinin hepsine bir tıkla da yollayabileceğiz. Sesli aramalar için, ev ya da cep telefonlarına ücretlendirme sınırı var elbette. Geçtiğimiz sene de e-kolay‘ın bir kampanyası vardı. Skype üzerinden 15 dakika konuşmak ücretsiz şeklinde, fakat uygulama aşırı ilgiden kar yerine zarar getirmeye başlayınca geri çekilmişti. Sesli aramaların fiyatlandırmasına buradan, mesajlaşma için uygulanan fiyatlandırma tarifesine de buradan ulaşabilirsiniz…

ebuddy.gif “Web ve Mobil Mesajlaşma, Herkes İçin Her Yerde…” Onların ağzından ebuddy böyle bir şey işte. ebuddy birçok servise ait kullanıcı adresini birarada açabileceğiniz ayrı bir servis… Yani msn, yahoo messenger, gtalk, aim gibi servislere ait olan kullanıcı adınız ve şifrenizle oturum açabileceğiniz bir servis… Pc için ve mobil cihazlar için ayrı ayrı kullanım alanı var. İşin güzel yanı, bilgisayarınıza program indirmeden de online olarak site üzerinden oturum açabiliyrsunuz. Özellikle işyerinde ya da okulda msn yasaklı olan kişilerin kullanabileceği bir servis diyebilirim…

Haz
16

Kablosuz Ağ Sistemi Nedir? Nasıl Çalışır?

Kablosuz ağ bağlantısı ilk olarak acil durumlarda iletişime olanak sağlayabilecek bir sistemin geliştirilmesi üzerine bulunmuştur. Daha sonra yaygınlaşarak oldukça fazla kullanım alanı bulmuştur. Çünkü kablosuz ağ sistemi şehirlerde oldukça ucuz maliyetlerle hiçbir altyapı ve kablo bağlantısı işlemlerine gerek duymadan kesintisiz internet bağlantısı sağlanabilmektedir. Kablolu bağlantı sistemlerinde belirli sayıda her PC’ye bir kablo gidecek şekilde bağlantı sağlanır fakat kablosuz ağ sistemlerinde birçok bağlantı noktası üzerinden çok geniş bir alanda ve çok daha fazla sayıda kullanıcı özgürce bağlanabilmektedir. Kablosuz ağ bağlantı noktaları diğer ağlarla iletişime geçecek şekilde programlanmıştır. A noktasından B noktasına giden bir bilgi, bağlantı noktalarının birinden diğerine geçerek ilerler. Bu esnada bağlantı noktası en hızlı ve güvenli yolu seçer. Buna dinamik yol gösterme(dynamic routing) denir.

Nasıl Çalışır
Kablosuz ağ bağlantı noktaları aslında bildiğimiz router modemlerle aynı şekilde çalışırlar ve küçük radyo dalgaları üreten sistemlerdir. WiFi standartları çeşit ve özelliklerine göre 802.11a, b,g ve n olarak ayrılmışlardır. Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı 802.11b’dir ve 2.4Ghz’lik yayılma aralığına sahiptir. Ancak 802.11b ile en fazla 11 Megabit’lik bağlantı kurabilmek mümkündür. Oysa 802.11g ile saniyede 54 Mbit, 802.11n ile 140 Mbit’lik hızlara ulaşmak mümkündür. Günümüzde dizüstü bilgisayarların tamamına yakını üzerlerinde entegre Wi-Fi alıcıları bulundururlar. Bulunmayanlar ise PCMCIA kartlarla bu özelliği kolayca kazanabilirler.

Kablosuz ağ sistemleri radyo frekansları ile çalışmaktadırlar. Radyo dalgaları ile haberleşme üç çeşit olabilmektedir. Bunlar alıcı(receiver), verici(transmitter) ve alıcı-verici(trans-receiver) olarak adlandırılırlar.

Bunlardan kısaca bahsetmek gerekirse;

Alıcılar
Adından da anlaşılabileceği üzere sadece radyo sinyallerini alabilen fakat gönderme özelliği barındırmayan aygıtlardır. Bunlara en basit örnek olarak FM radyoları ve televizyonları gösterebiliriz.

Vericiler
Sadece radyo sinyalleri gönderebilen ama alma yetileri olmayan elektronik devrelerdir. Bunlara örnek olarak radyo verici istasyonları, televizyon verici İstasyonları vb. sayılabilir.

Alıcı-Vericiler
Hem alma hem verme özellikleri olan aygıtlardır. Bunlara örnek olarak telsiz röleleri, cep telefonu baz istasyonları, cep telefonları vb. sayılabilir.

İletişim anlamında bilinmesi gereken bir diğer konu ise iletim yönüdür. İletim yönleri üçe ayrılır:

1. Tek Yönlü İletim(Simplex): Kurulan iletim sistemin de iletimin sadece bir yöne yapılabildiği zaman aldığı addır. Örnek olarak FM radyolar gösterilebilir.

2. Çift Yönlü Eş Zamansız İletişim(Yarı-Dupleks, Half-Duplex): Kurulan iletim sisteminde çift yönlü iletim yapılabildiği ancak eş zamanlı olarak sadece bir tarafın gönderim yapabildiği sistemlerdir. Örnek olarak Telsiz uygulamaları gösterilebilir. Bilgi sistemlerinde kullanılan radyo frekansı ile çalışan kablosuz iletişim sistemleri genelde bu tiptedir. Örneğin IEEE 802.11g standardı 54 Mbps’de Yarı-Dupleks iletim imkanı sunar.

3. Çift Yönlü Eş Zamanlı İletişim (Tam-Dupleks,Full-Duplex): Hem alıcı hem vericinin eşzamanlı iletim yapabildiği zaman aldığı isimdir. Örnek olarak cep telefonları, telsiz telefonlar gösterilebilir.

Şehrin üzerinde bağlantı noktaları arasında kusursuz bir ağ oluşturulur. Bu sayede trende, arabada, parkta, cafelerde, restaurantlarda vb. birçok yerde özgürce internete bağlanabilmek mümkündür. Şehirlerde belirli aralıklarla yerleştirilmiş bağlantı noktaları ile kesintisiz sürekli bir bağlantı sağlanılır. Bunun için genellikle saniyede 11 Mbit(1.35MB/s) hıza olanak sağlayan ve 2.4 Ghz’lik yayılma aralığına sahip 802.11b sistemi kullanılır. Bu sistem hem fazla güç tüketmediklerinden hem 2.4 Ghz gibi birçok yerde kullanılan(modemler, oyun kumandaları vs.) standart bir yayılma aralığına sahip olduklarından ve insanlara zarar vermediği ifade edilen radyo frekansı ile haberleştiğinden şehir kullanımında tercih edilmektedir. Fakat şahsi görüşüm olarak bu frekansların her türlüsünün insanları etkilediğini ve aynı TV, radyo, cep telefonu frekanslarında olduğu gibi uzun vadede insanlara zararlı olacağını düşünüyorum. O nedenledir ki dizüstü bilgisayarımı biraz zorluk çıkarsa da kablolu modem ile kullanmaktayım.

Günümüzde adından bahsedilen yeni kablosuz ağ teknolojisi ise WiMAX’tir. Çalışma prensibi standart kablosuz ağ sistemleriyle aynıdır fakat çok güçlü mikrodalga iletimiyle sinyalleri daha uzak mesafelere taşıyabilmek mümkündür. Bu sayede birim metrekarelik alan için gereken kablosuz ağ noktası maliyeti düşmekle beraber sinyal kalitesi de arttırılmış olmaktadır. Tabi sinyal kuvveti arttıkça bunun insanlara daha da fazla zararlı olacağı gerçeği hiç düşünülüyor mu gerçekten merak ediyorum. Baz istasyonlarının sağlığımızı ve hatta hayatımızı büyük ölçüde tehdit ettiğini düşünürsek, buna kablosuz modem, oyun kumandaları, klavye, mouse, bluetooth cihazları gibi aygıtlar da eklenince oluşan manyetik kirlenmenin boyutlarını düşünmek bile istemiyorum. Teknolojinin insan sağlığını destekleyici şekilde örneğin CRT’lerden LCD monştörlere geçişte olduğu gibi ilerlemesi gerekirken, gün geçtikçe manyetik kirlenmeye çanak tutulması insanları endişelendiriyor. Bunun en son örneği ise, elektriğin e kablosuz olarak iletilmeye başlanması. Tam bir manyetik alan kaynağı olan elektrik enerjisinin dağıtımı bu şekilde desteklenir ve yaygınlaşırsa, çok daha vahim durumlarla karşılaşılacağı ve toplu beyin ölümlerinin gerçekleşebileceği aşikar. İnsan beyninin de nöronlar yani sinir hücreleri üzerinden elektriksel olarak çalıştığını biliyoruz. Manyetik alan kaynakları beynin kendi manyetik alanını bozarak beyin ısısını arttırmakta ve hücreleri yavaş yavaş öldürerek ciddi hasarlar vermekte. Bölünme ile bir daha yerine gelemeyen beyin hücrelerinin ölümünden kaynaklı ciddi dolaşım bozuklukları ve ilerleyen safhalarda buna bağlı vücut iflası ve beyin ölümleri görülebilir.

Teknolojinin daha bilinçli kullanılması gerektiğinin farkına felaketler olmadan önce varılması dileğiyle…

Kaynak : bilgiustam.com

Haz
47

SiteBilgi.net ile sitenizi tanıyın

Birçok siteyi ayrı ayrı gezip yok PageRank`ı kontrol et, yok Alexa sıralamana bak, yok git sonra sitene verilen Google, Yahoo vs gibi yerlerden Backlink`lere bak ohooo, o devir artık bitti.

SiteBilgi.net tüm bu işkencelere son veriyor. Erhan Burhan tarafından hazırlanan bu sitenin kullanımı çok basit, hatta anlatmaya bile gerek yok.

Haz
35

Çevrimiçi Takvim Oluşturma Servisleri

Calendar That Work: Boyutunu, başlangıç tarihini girebildiğimiz gibi haftanın ilk gününü de ayarlayabiliyoruz. Yabancı bir site olduğu için hafta başlangıcı Pazar kabul ediliyor. Sitede oluşturduğumuz takvim bize .doc yani MS Word formatında sunuluyor. Takvimin İngilizce, Fransızca ve Almanca dil seçenekleri de mevcut. Ayrıca e-posta adresimizi girdiğimiz taktirde takvim e-posta adresimize postalanıyor.

Big Huge Labs: Bu site de kendi resimlerimizle süsleyebileceğimiz takvimler oluşturmamızı sağlıyor. Resim yüklemek için de birkaç seçenek mevcut. İster bilgisayarımızdan direkt yükleyerek, istersek Flickr’dan link vererek, istersek de herhangibir resmin linkini ilgili sekmeleri açarak yükleyebiliyoruz. Resmin hizalanmasını başlangıç tarihini de ayarlayabiliyoruz. Takvim ise bize yine resim formatında geri veriliyor.

Time and Date: Burada da yine takvim oluşturmamız sağlanıyor. Diğerlerinden eksiği resim desteğinin olmamasıyken artısı da Türkçe desteğinin olması. Takvim üzerinde tatil günlerini de belirtebiliyoruz.

My Free Calendar Maker: Bu site de özelliklerini girdiğimiz takvimi bizlere pdf formatında sunuyor. İstersek e-posta adresimize de postalayabiliyor.

Free Online Calendar PDF: Yine pdf formatında takvimler oluşturmamızı sağlayan bir servis. Burada basım yapacağımız kağıtlara göre ölçü ayarlayabilmemiz de mevcut.

Free Calendar Creator 2008: Add Photo URL Here yazan kutucuğa herhangibir resmin linkini girdiğimiz ve “submit” butonuna bastığımız taktirde resimli 2008 takvimini bizlere sunuyor.

Envisionaries: Yine kendi fotoğrafımızı yükleyerek düzenleme yapabileceğimiz takvim oluşturma aracı.

Haz
33

Patronunuzun Sizi İzlemesini Önleyin

Bilgisayarın günümüzde artık ihtiyaç haline geldiğini ve neredeyse bütün iş yerlerinde farklı amaçlar için kullanıldığını görüyoruz. Kimisi dersane kayıtlarını tutmak için, kimisi stok takibi yapmak için, kimisi dökümanlar için, kimisi… Uzayan giden bu listenin içinde mutlaka siz de mevcutsunuzdur. Ancak çalışanlar için bilgisayar her zaman iş amacı ile kullanılmıyor. Mesela MSN üzerinden arkadaşımız ile gülüşe gülüşe yazışıyoruz. Hoşumuza giden bir şarkıyı internetten indirebiliyoruz. Ya da olayı az daha abartıp oyun oynayabiliyoruz. Tamam bunlar güzel şeyler ancak hiç patronunuzun sizi takip edebileceği, bilgisayarda ne yaptıysanız görebileceği aklınıza geliyor mu? Gelmiyorsa yanıdınız demektir. Ya patronunuz MSN’de konuştğunuz arkadaşınız ile aranızdaki diyalogları gördüyse? Hele bir de patronunuz hakkında konuştuysanız :D. işte o zaman kovulmadan istifa edebilrsiniz :D. Ya da bunları yaşamayıp kendinizi göstermeyin olsun bitsin. Bu korkuyu üzerinizden atmak istiyorsanız çayınızı elinize alın ve en rahat halinizle bu yazıyı okuyun.

İlk önce patronunuzun sizi takip ettiği bu tür programların nereye nasıl kaydettiğinden bahsedelim. Patorunuzdan ya da şefinizden gelen bir dosyayı hemen bilgisayarınıza kopyalarsınız. MSN’den gönderdiği bir dosyayı uzantısı ne olursa olsun kabul edersiniz. Ancak patronunuzdan veya şefinizden gelen “exe” uzantılı dosyalara dikkat etmeniz gerekiyor. “exe” dosyları bir programı ifade eder. Yani bu sizi gözetleyen program olabilir. Siz böyle bir dosyayı alırsınız ve sonra herşey kendiliğinden başlar. O dosya sistem başlangıcına veya sizin farkına varamayacağınız bir yerde pusuya yatıp neler yaptığınızı gözler.

Peki bu tür programlar nasıl işler biliyor musunuz? Bu tür programlar klavyeden yazılan her harfi her kelimeyi kayda geçirir, yani MSN’den yazdıklarınız mutlaka kayda girer. Girediğiniz web sitelerinin de birer kopyası patrona gider :(.

Patornunuz sizi ispiyoncu programlar olmadan da izleyebilir. Şirket ağları Proxy adı verilen özel bir bilgisayar ile internete bağlıdır. Bu bilgisayarda da kimin hangi sayfaya girdiğinin kaydı tutulur. Eğer Proxy’i aldatmak isterseniz JAP size bu konuda eminim ki yardımcı olacaktır.

Bir de bu tür programların arka kapılarına bakmak gerekiyor. Yani isimlerine, işlevlerine ve nasıl korunulacağından.

Boss Everyware

Shareware bir yazılım olan Boss Everyware kullanıcının tüm aktivitelerini değerlendirir ve efektif çalışma süresini hesaplar.

Korunma: Sabit diskinizde “Beconfig.exe”, “Bewrep. exe” ve “Rmbew.exe” dosyalarını arayın. Eğer bu dosyalar sabit diskinizde bulunuyor PC’niz Boss Everyware ile denetleniyor.

Orvell

Düzenli olarak ekran görüntüsünün fotoğrafını çeker ve tüm ziyaret edilen web sayfalarını saklar.

Korunma: Klavyeden Ctrl + Shift + Alt + O tuş kombinasyonuna basın. Patronunuz da bu tuşlar ile programı çağırır ve tüm program fonksiyonlarına erişim sağlar.

Silent Watch

Özellikle ağlar için tasarlanmış bu araç yardımıyla merkezi bir konumdan bu ağa bağlı tüm bilgisayarların izlenmesi sağlanabilir.

Korunma:Bilgisayarda “Borlndmm.dll”, “Svcomsvc.dll” ve “Svcomsc. exe” aratma yapıp çıkan dosyaları silerek kurtulabilirsiniz.

Spector

Bir saniyelik küçük peryotlara kadar otomatik olarak ekrandaki görüntüyü kullanıcıdan habersiz olarak fotoğraflayabiliyor.

Korunma: “Shmswnmp.dll” ve “Shmswnrc. dll” adlı dosyaların izini takip edebilirsiniz. Sonra da silerek bu belayı da atlatabilirsiniz.

007 Starr

Bu araç 007 Starr adını meşhur James Bond filminin kahramanından alıyor. Program tüm tuş girişlerini ve ziyaret edilen web sayfalarını tarih ve saatiyle kaydeder. Yani klavyenizden yazdıklarınızı kaydeden program bu. Ve bu programlar arasında en yaygın kullanılanı da bu program.

Korunma:Başlat / Çalıştır penceresinde “Aç” satırına “Starrcmd” (tırnak hariç) yazın. Aç’a tıkladığınız ispiyon aracı ekrana gelir.

Bu işi bir de hukuki boyutları ile ele almak gerekirse birkaç başlık altında incelemede fayda var.

E-Postalar

Gelen ve giden e-postalar işveren tarafından bilgi edinme amaçlı olarak şirket içi ve dışı yazışmalara benzer biçimde denetlenebilir.Ancak kuşkusuz kişisel e-postalar, sadece size özel mektuplar gibi denetim dışı tutulmalıdır. Yani bu konuda eğer şirket değil de kendi kişisel e-posta adresiniz takip ediliyorsa yasal hakkınız var.

Girilen Web Sayfaları

Patronunuzun şirket içi bilgi güvenliğini sağlama açısında buna hakkı var. Yani çalışanların internetteki hareketlerini kontrol edebilir. Siz patron olsaydınız aynı şeyi yapmaz mıydınız? Mesela çalışan porno sitelere ya da buna benzer yerlere giriyor mu diye merak etmez misiniz? Bu yönden bir hakkınız olmayabilir

Ekran Görüntüleri ve Klavyeden Girilenler

Bir işverenin ne e-postaları ne de internet kullanımı gözetim altında alma yetkisi yok. Genel anlamda (gizli) denetleme ve internet kullanımı sırasındaki hareketlerin gözetlenmesiyle kesinlikle işverenin yasal hakkı değil, üstelik kişisel özgürlüğünüzü denetim altına alması açısından yasadışı sayılır. Ancak hak verirsiniz ki çalışanların bir yazılım ile denetlenmesini konu alan bir kanun da bulunmuyor. Sonuç olarak kişisel haklarınıza dokunmamak şartıyla işverenin bilgi amaçlı denetim yapması durumu ortaya çıkıyor. Yani buna MSN de dahil oluyor.

Kaynak : h-yaman.com