Haz
34

PC’nizi dış tehditlerden koruyacak kurallar

Herhangi bir şekilde dış dünyayla iletişime geçen bir bilgisayarın tehdit altında olduğu tartışılmaz bir gerçek. Bilgisayarınızı ağ üzerinde izole bile etseniz CD, DVD veya taşınabilir bellekleri kullanmaya devam ettiğiniz sürece tehlike devam eder. Zaten bunları da kullanmaktan vazgeçerseniz, bilgisayarınızın daktilodan çok da büyük bir farkı kalmayacaktır.

Günümüzde en çok rastlanan tehlike kaynaklarını ve güvenlik risklerini özetliyor, PC’nizin güvenliğini garanti altına almanızı sağlayacak kuralları sayıyoruz. Bahsedeceğimiz 10 altın kurala uyarak siz de verilerinizi dış tehditlere karşı koruyabilirsiniz.

1. Güncellemeler: Sisteminizi güncel tutun

Risk:
Yazılımlar günümüzde çok daha kompleks bir yapıya ulaştı ve çok hızlı bir şekilde de gelişmeye devam etmeleri gerekiyor. Daha çok yazılımcı emeğinin ve daha düşük tutulan test maliyetlerinin birlikteliği kaçınılmaz olarak daha fazla hatayı ve saldırı noktasını beraberinde getirir. Bundan muzdarip olan sadece işletim sisteminiz değil. Virüs tarayıcılar, güvenlik duvarları, e-posta ve sohbet programları da aynı dertten şikayetçi.

Çözüm:
Saldırganların programların zayıf noktalarını bulmaları ile üreticilerin bir güvenlik yamasını yayınlaması arasında kısa da olsa bir sürelik boşluk olur. Kullanıcı olarak bu yamalardan haberdar olur olmaz programlarımızı güncelleştirmemiz gerekiyor. Programın şayet varsa otomatik güncelleme yüklemesini etkinleştirmelisiniz. Bu tür bir fonksiyona sahip olmayan programları kullanıyorsanız, kendiniz için küçük hatırlatma notları hazırlayarak güncelleme bulunup bulunmadığını belli aralıklarla kontrol etmelisiniz.

Sadece ve sadece, bilinen bütün gedikleri kapatılmış bir sistem internet denizindeki tehlikelerden korunabilir ve dışarıdan gelen tehlikelere karşı savunma geliştirebilir.

2. Dikkatsizlik : E- postalara dikkat edin

Risk:İnternetin bizlere sunduğu ve en çok kullandığımız olanağı, hiç tartışmasız e-postalardır. Saldırganlar da doğal olarak e-postaları bir saldırı aracı olarak kullanır. E-postalar sadece metin olmaktan çıkarak HTML olarak da gönderilmeye başladığından beri saldırganlar bu olanağı sonuna kadar kullanıyor. E-postaları renklendirerek daha görsel bir hale getirmek için hazırlanmış Java veya VB scriptleri günümüzde daha çok saldırı amaçlı kullanılıyor. Bu program satırları bilgisayarınıza yerleşerek spam sorununun büyümesine neden oluyor.

Çözüm:
E-postalarınız için kullandığınız programın bir virüs tarayıcı ile beraber çalışmasını sağlarsanız, bu soruna kalıcı bir çözüm bulmuş olursunuz. Kullanacağınız ürünün mutlaka profesyonel olmasına gerek yok. AVG Free Edition gibi ücretsiz bir program da birçok açıdan işinizi görecektir. Bu tür bir antivirüs programından yardım aldığınızda, e-postalar bilgisayarınıza indirilirken virüs taramasından geçirilir. Bu olanaktan yararlanmak için “E-Mail Scanner” özelliklerine girerek “MS Outlook Plugin” eklentisini seçmeniz yeterli. Program, bu sayede MS Outlook ile birlikte çalışır ve e-postalarınız taranır. MS Outlook’u açtığınızda AVG menüsünün girişlerine “Araçlar” altında rastlarsınız.

Yine aynı şekilde virüs programınızın bilgisayarınızı açar açmaz güncellemeleri yüklemesini sağlayın. Bunun dışında Yahoo gibi e-posta servisleri ek dosyaları özel tarayıcılarla tarar ve ancak temiz ise indirmenize izin verir. Bazı e-posta servisleri ise bu hizmeti ücretli sürümlerinde uygular. Eğer bu tür bir e-posta servisini kullanıyorsanız, indirdiğiniz dosyayı hemen virüs taramasından geçirmenizi öneririz.

3. Spam : Alınabilecek önlemleri tanıyın

Risk:
Spam e-postalarını yollayanların genellikle art niyeti vardır. Çoğu zaman spam’in ulaştığı kişi hakkında daha fazla bilgi toplamaya çalışırlar. Entegre edilmiş görseller ile, posta açıldığında gönderen geçerli bir e-posta adresine ulaştığını fark eder. IP adresine ilişkin bilgiler ile de alıcının konumuna dair fikir edinir. Böylece e-posta adresiniz reklam gönderilmesi açısından daha değerli bir hale gelir.

Çözüm:
Resimlerin otomatik olarak gösterilmemesi için bütün e-posta programlarında özel bir koruma mekanizması bulunur. MS Outlook varsayılan olarak e-postaların içindeki görselleri göstermez. Bunu ancak “Araçlar / Seçenekler / Güvenlik” sekmesi yardımıyla değiştirebilirsiniz.

Spam’in bilgisayarınıza hiç ulaşmaması için e-posta hizmet sağlayıcısının ilgili spam filtrelerini kendi sunucularına yüklemesi gerekiyor. Gmail ya da Yahoo gibi önemli e-posta servisleri, bu tip şüpheli e-postaları “Spam” isimli ayrı bir klasörde tutar ve siz özel olarak onları açmadıkça bir tehlike oluşturmaz. MS Outlook 2007 ve Vista’nın Mail yazılımı da ayrı bir Spam e-posta klasörüne sahiptir. Ancak bu klasörlere giden e-postalarda başta çok fazla hata olacaktır; bu hataları düzeltmek ise, listeler oluşturacak olan size düşüyor.

4. Phishing : Her şeye şüpheyle yaklaşın

Risk:
Şu ana kadar bahsi geçen tehlikeler bilgisayarınız ve sabit diskinizde kayıtlı olan bilgileriniz içindi. Ancak bu konu dolandırıcılıkla, örneğin kredi kartı bilgilerinizin çalınması ile ilgili. İnternet haydutları türlü yöntemlerle hırsızlığa devam ediyor.

Bu dolandırıcılık girişimlerindeki klasik yöntem, bir bankadan geliyormuş gibi görünen e-postanın size gönderilmesi ile başlar. Bu e-postalarda bilgilerinizin güvenliğiniz için yenilenmesi gerektiği belirtilir ve bazı durumlarda da bir adres verilerek buraya yönlendirilirsiniz. Bu adres bankanızın gibi gözükse de, içine saklanmış scriptler ile sizi dolandırıcının hazırladığı siteye sürükler. Bu siteler bankanın orijinal sitesini elinden geldiğince taklit eder. Adrese dikkat etmelisiniz. Buradaki bazı ufak farkları siz de gözlemleyebilirsiniz. Eğer bilgilerinizi siteye verirseniz, haydutlara istedikleri her şeyi teslim etmiş olursunuz.

Fark edilmesi daha zor olan bir yöntem ise Windows’a ait “Hosts” dosyasının değiştirilmesidir. Bu dosya, proxy sunucularının olmadığı zamanlarda URL’leri IP adreslerine dönüştürmek için kullanılıyordu. Şayet bu dosyaya bir URL ve ona ait bir IP girilirse, tarayıcınız proxy sunucusuna sormadan o IP adresine bağlanır. Siz tarayıcınızın adres çubuğunda bankanın gerçek adresini görürken, aslında açmış olduğunuz dolandırıcının sitesinden başka bir şey değildir. Hacker’ların dolandırıcılığı başarmak için yazdıkları bazı trojanlar “Hosts” dosyasına etki eder ve yasadışı sitelere bağlantı verir. Bu yüzden online bir bankacılık işlemi yapmadan önce içinize kurt düşerse bu dosyayı kontrol etmenizde yarar var ( Windows XP altında, “C:\ Windows \ System32 \ Drivers \ Etc” klasöründe bulunan Hosts dosyasını Notepad.exe ile açabilirsiniz).

Çözüm:
Internet Explorer 7, Firefox 2 ve Opera’nın son sürümleri gibi yeni jenerasyon tarayıcılar üretici tarafından bir phishing korumasına standart olarak sahiptir. Bu koruma modülü siz henüz sayfaya bir bilgi girmeden önce, eğer bir şüphe mevcutsa bu konuda sizi uyarır. Yeni sürümlere hemen geçemeyecek olanlar da, eski sürümler için geliştirilen eklentileri kullanabilirler.

“http://addons.mozilla.org/firefox/1326″ adresinden Firefox için Netcraft Toolbar’ı edinebilirsiniz. “http://toolbar.netcraft.com” adresinde ise, Internet Explorer için araç çubukları bulunuyor.

“Hosts” dosyanızı koruyabilmek için ücretsiz Spyware Search&Destroy yazılımından da yardım alabilirsiniz. Yazılım, gelişmiş modda “Hosts” dosyasının yazmaya karşı korunmasını sağlar. Bu ayarlara “Araçlar / IE ince ayarları” altında “Host dosyasını hijcakerlara karşı korumak için salt-okunur olarak kitle” ile ulaşabilirsiniz.

Ancak bu ayarları eksiksiz olarak tamamlamış olsanız bile, şüpheci olmaktan asla vazgeçmeyin. Hiçbir zaman e-posta ile bilgisayarınıza ulaşan bir banka bağlantısını açmayın. İkileme düşmeniz durumunda bankanın ana sayfasını açın ve karşılaştırın. Eğer karşılaştırmakta zorlanıyorsanız, bankanın telefon hizmetini kullanarak kuruma danışın ve bu tür postaları kesinlikle bilgisayarınızda tutmayın.

5. Trojan, Keylogger ve Rootkit : Kendiniz savunun

Risk:
Bu kategorideki zararlılar bilgisayarınız üzerinde kontrole sahip olmayı amaçlayan küçük yazılımcıklardır. Hakkınızda bilgi toplamak onların temel amacıdır. Bu kısımdaki en köklü hikaye trojan (truva atı) yazılımları ile ilgilidir. Tıpkı Yunan mitolojisinde olduğu gibi bilgisayarınıza yerleşen bu truva atının içindeki düşmanlar bilgisayarınızın kapılarını saldırganlara açar veya bilgilerinizi belirli aralıklarla internet üzerinden bir sunucuya yollar. Bunlardan bazıları bilgisayarınıza yüklediğiniz programlarla birlikte gelir ve farkında bile olmazsınız. Dosya paylaşımı adı altında bilgisayarınıza rahatlıkla sızabilirler.

Trojanlar farklı türlerde bilgiler toplar. Bunların arasında kredi kartı bilgileri bile bulunabilir.

“Keylogger” da benzer bir şekilde çalışır ve hem donanım hem de yazılım sürümleri mevcuttur. Klavye ile yapılan girişleri kayıt ederek yazılımcısına gönderen bu programlar gelişmişliğine göre bütün veri akışını ya da sadece kullanıcı adı, parola gibi verileri iletirler.

Donanım tabanlı olan keylogger’lar ise, tamamen güvenli bir bilgisayar görüntüsü altında çalışırlar. Bilgisayar güvenli olmasına rağmen, bazı durumlarda kendi hafızasına bile sahip olan bu aygıtlar kullanıcının yaptığı girişleri kaydeder.
Rootkit’ler ise bilgisayar korsanlarının temel araçlarıdır ve kendilerini bilgisayarınızda çok iyi kamufle ederler. Trojan ve keylogger fonksiyonlarına sahip olabilecekleri gibi, backdoor fonksiyonuna da sahiptirler ve korsanın bilgisayarınızı yağmalamasını sağlamak için hazırlanmış bir düzenekten başka bir şey değillerdir. Rootkit yazılımcısına kurban bilgisayara serbestçe giriş ve kontrol imkanı verir. Rootkit’ler spam gönderiminde de kullanılır. Rootkit’ler işletim sisteminin çekirdek bazı dosyalarının yerine geçerler ve bu yüzden onları tanımak oldukça zordur.

Çözüm:
Bahsettiğimiz tüm bu güvenlik risklerinin ortak bir yönü vardır: Genellikle fark edilmezler. Bu yüzden öncelikle bu yazılımların bilgisayarınıza hiç ulaşamamasını sağlamalısınız.

Bir keylogger donanımını tanımak her ne kadar daha kolaymış gibi görünse de, eğer suçlu klavyenin içine saklanmışsa bunu fark etmek oldukça zor olur. Bu yüzden her şeye şüpheyle yaklaşın; kimin bunu akıl edeceğini bilemezseniz.

Güvenmediğiniz hiçbir yerde hiçbir bilgi girişi yapmayın (Ülkemizde yaşanmış bir olay: “Manyetik Kene” operasyonunun sonuçları ile ilgili olarak “www.hurriyet.com.tr/gundem/5225432.asp?m=1″ adresindeki haberi okuyabilirsiniz).

Rootkit’lere karşı gerekli önlemi almak için, F-Secure’un Blacklight yazılımından yardım almayı deneyebilirsiniz.

6. Dialer : Yapılan aramaları kontrol altında tutun

Risk:
Bir sonraki tehlikenin kaynağı ise “dialer” adını taşıyor. Çevirmeli bir bağlantı kullanıyorsanız, bu yazılımlar çevirdiğiniz numarayı değiştirerek yazılımcısının belirlediği bir numarayı arar. Kullanıcının izni olmadan internet bağlantısını değiştirirler. Ve sonuç: Telefon faturasının açıklanamaz boyutlara gelmesine neden olurlar.

Ülkemizde de çok can sıkıcı durumlara neden olan dialer tehlikesi, genellikle cinsel içerikli sitelerde ya da yasa dışı MP3 sitelerinde ortaya çıkıyorlar. Bir dosya indirmek istediğinizde küçük bir programı çalıştırmanız isteniyor. Eğer tuzağa düşüp bu programı çalıştırırsanız mevcut bağlantınız kesiliyor ve yazılımı hazırlayanın istediği farklı bir numara aranıyor. Bu numaranın genellikle yurtdışı bir sunucuya ait olduğunu söylemek bile, tehlikenin boyutlarını anlayabilmek açısından yeterli olacaktır.

Çözüm:
Dialer’ların neden olduğu tehlike, ADSL ya da kablo gibi geniş bant bağlantılarının yaygınlaşmasıyla ortadan kalkmaya başladı. Bu tehlike çevirmeli bağlantı kullananlar için geçerli. ADSL ya da kablo kullanıcıları için herhangi bir tehlike söz konusu değil. Ancak ADSL kullanıcıları da, bilgisayarlarına bağlı eski bir modemleri varsa bu modemin telefon hattı ile bağlantısını kesmeliler.

Bu tür bir bağlantı kullananların böyle bir tehlikeden arınabilmeleri için Spybot Search&Destroy’u veya Emsi Software’ın Anti-Dialer’ını kullanmaları gerekiyor (Ayrıntılı bilgi için: www.emsisoft.com/en/software/antidialer).

Bu tehlikeden uzak durmak için başvurulabilecek başka bir yöntem ise internet için kullanılan telefon hattının yurtdışı aramalara kapatılması olabilir. Bunun için Türk Telekom Müdürlükleri’ne başvurabilir veya Türk Telekom Danışma Hattına kapatma talebinde bulunabilirsiniz. Ancak tüm bu önlemleri alsanız bile, yasadışı sitelerden uzak durmanız ve size önerilen programları asla kabul etmemeniz gerektiğini de unutmayın. Önemli kuralı tekrarlayalım: En iyi önlem, kullanıcının dikkatli olmasıdır.

7. Reklamlar : Ücretsiz yazılımlarla gelen tehlike

Risk:
Genellikle çok fazla tehlikeli olmayan reklam amaçlı yazılımlar tarayıcınıza yeni araç çubukları ekler, şüpheli arama sitelerinin ekranda açılmasına neden olur ve açılır pencereler ile canınızı sıkar.

Bu tür şüpheli yazılımcıklar genellikle reklamlar tarafından finanse edilen yazılımlar ile ya da sörf yaparken bilgisayarınıza yerleşirler. Bahsi geçen yazılımları bilgisayarınıza yüklerken üretici hakkında bilgi sahibi olmakta yarar var. Program ile yüklenmiş reklam yazılımını herhangi bir şekilde kaldırdığınızda, yüklemiş olduğunuz program çalışmayabilir. Bu uyarıyı Spyware Search&Destroy yazılımının başlangıcında da görürsünüz. Reklam yazılımlarına karşı sistemi korumanızı sağlayan Spyware Search&Destroy, kullanıcısını bu konuda uyarır.

Cinsel içerikli siteler ve “Warez” kategorilerindeki siteler de ikinci bir mikrop kaynağı olarak sayılabilir. Dialer konusunda olduğu gibi, reklam amaçlı Adware yazılımlarından korunmak için de bu tip sitelerden uzak durmanızda yarar var.

Çözüm:
Bilgisayarınızı bu yazılımlardan arındırmak için en etkili programlar, ücretsiz Spybot Search&Destroy ve Ad-Aware SE Personal araçlarıdır. Spyware Doctor da, adware tehlikesi karşısında önemli bir koruma sağlayacaktır (Ayrıntılı bilgi için: www.safer-networking.org/tr/index.html , www.lavasoftusa.com).

Açılır pencereler ise Opera, Firefox ve Internet Explorer’ın yeni sürümleri ile zaten engellenmektedir. Google’ın Internet Explorer için geliştirdiği araç çubuğunu kullanarak da açılır pencereleri engelleyen bir modüle sahip olabilirsiniz.

8. Aldanma : Söz gümüşse sükut altındır

Risk:
Bundan önceki tehlikelerin bir kaynağı bulunurken, bu tehlike yalnızca kullanıcıları huzursuz etmeyi amaçlar. Bu tür yalan yanlış bilgiler özellikle e-postalar veya anlık iletiler ile bize ulaşır. Buna en iyi örnek 11 Eylül saldırılarından sonra gönderilen Q33NY uçuş numarası ve bu karakterlerin Windings yazı tipi ile yazıldığında yarattığı şekil hakkındaki yanlış bilgidir (Gerçek uçuş numaraları UA175 ve AA11′dir). Aynı şey “Bonsai Cats” (Turşu kavanozuna yerleştirilmiş kediler) veya paralı hale getirilecek olan MSN söylentisi için de geçerlidir.

Zincirleme bir reaksiyon gibi yayılan e-postalar bu kategoriye girer. Kim bugüne kadar Mısır’da ölen dedesine dair bir e-posta almamıştır ki?

Nelerden mi şüphelenmek gerekiyor? Çok basit… Bu tür postaları olabildiğince çok kişiye iletmeniz istenir. Konular ise genelde bir virüs, bir akrabalık ilişkisi veya iyi bir iş imkanıdır. Çoğu zaman iyi bilinen bir firma bu iletilere alet edilir ve kesin bir tarih belirtmek yerine “son Cuma günü”, “dün” gibi zamanlar verilir.

Çözüm:
Bu durumda tek bir çözüm vardır: Sessiz kalmak. Şüphelendiğiz bir e-postayı veya iletiyi kimseye göndermeyin. Bunun yerine bu postayı bir Spam filtresi ile silin ve aynı postanın tekrar size ulaşması halinde, siz daha onu görmeden silinmesini sağlayın.

9. Sosyal dolandırıcılar : Bir kez daha sükut

Risk:
Bilgisayar kullanıcıları da tehlikelerden başka biridir. Kevin Mitnick saldırılarının birçoğunu “Social Engineering” olarak anılan yöntem ile gerçekleştirmiştir (Ayrıntılı bilgi için: http://tr.wikipedia.org/wiki/Kevin_Mitnick).

“Social Engineering” kavramı, kullanıcıların güvenlik bilgilerini onları kandırarak elde etmek olarak özetlenebilir. Doğru şekilde sorulduğunda veya baskı altına alındığında kullanıcının güvenlik bilgilerini ağzından kaçırması çok muhtemeldir. Adım adım ilerleyerek ulaşılan bu bilgilerle saldırganlar amaçlarına ulaşırlar.

İstatistiksel olarak da bu yöntemle saldırganların kullanıcı adı ve parola oluşturan algoritmalara göre daha başarılı oldukları kanıtlanmıştır.

Çözüm:
Bu konuda yapabileceğiniz tek şey telefonla veya e-posta ile hiçbir bilginizi dışarıya vermemektir. Size ne kadar baskı da yapılsa, ricalarda da bulunulsa, inadınızdan vazgeçmeyin. Gerektiğinde güvenebileceğiniz bir uzmana danışmaktan asla çekinmeyin.

10. Kullanıcının saflık derecesi : Güvenliğe dikkat

Risk:
İnternetin her bir köşesinde türlü tehlikeler bulunuyor ve bunların hepsini hiç kimse bilemez. Bilgisayarınıza gelen her dosya bir tehlikedir. Güvenmediğiniz hiçbir kaynaktan bilgisayarınıza dosya indirmeyin. Her siteden şüphelenin. Seri numarası veya program anahtarları yaratan programların da her zaman için yazıda bahsi geçen yazılımları barındırabileceğini unutmayın.

Bilgisayarınızdaki bilgiler bazen sandığınızdan daha değerli olabilir ve onları kaybetmek geri dönülemez zararlara yol açabilir.

Çözüm:
Bilgisayarınızı çok iyi koruyun ve kimsenin sizden bir şeyler çalmasına izin vermeyin. Bilgisayarınızı çocuğunuz veya güvenlik konularında fazla bilgi sahibi olmayan yakınlarınız da kullanıyorsa, güvenlik protokollerini mutlaka kontrol edin. Gerekirse bu kullanıcıların hesabını ayrı ve kısıtlı tutun. Virüs tarayıcınızın ve güvenlik duvarınızın yanında mutlaka Spybot S&D veya Ad-Aware gibi casus önleyici yazılım da kullanın.

Sonuç: Süpheci olmaktan asla vazgeçmeyin
Hemen her türlü tehlike için bilgisayarınızı ve dolayısıyla sizi koruyacak yazılımlar mevcuttur. Birçok üretici bu koruma programlarını paket halinde de sunarlar.

Bilgisayarınızın güvenliğini asla ve asla sadece programlara emanet etmeyin. İnsiyatifi sürekli olarak elinizde tutun ve şüpheciliğin en büyük güvenlik önlemi olduğunu aklınızdan çıkartmayın.

Kaynak : Chip

Haz
52

Bir siteyi nasıl engellerim

Eğer herhangi bir siteye bilgisayarınızdan girilmesini istemiyorsanız yapmanız gerekenler çok basit.

Öncelikle  C:\windows\system32\drivers\etc\ dizinine gidin hosts isimli bir dosya göreceksiniz. Çift tıklayarak dosyayı açın,  hangi programla açmak istediğiinizi soracaktır. Listeden not defterini seçin ve dosyayı açın. şu şekilde bir yazı çıkacak

 

# Copyright (c) 1993-1999 Microsoft Corp.
#
# This is a sample HOSTS file used by Microsoft TCP/IP for Windows.
#
# This file contains the mappings of IP addresses to host names. Each
# entry should be kept on an individual line. The IP address should
# be placed in the first column followed by the corresponding host name.
# The IP address and the host name should be separated by at least one
# space.
#
# Additionally, comments (such as these) may be inserted on individual
# lines or following the machine name denoted by a ‘#’ symbol.
#
# For example:
#
# 102.54.94.97 rhino.acme.com # source server
# 38.25.63.10 x.acme.com # x client host

127.0.0.1 localhost

127.0.0.1 www.siteadi.com

127.0.0.1 www.siteadi.net 

Şimdi bu şekilde yazının sonunda eklemeyi yapıyoruz. Ben siteadi.com yazdım siz hangi siteyi engellemek isterseniz onu yazın ve kaydedip dosyayı kapatın. Kaldırmak için yine aynı şekilde dosyayı açıp eklediğiniz satırları silmeniz gerekiyor.

Kaynak : hatalar.net

Haz
33

Patronunuzun Sizi İzlemesini Önleyin

Bilgisayarın günümüzde artık ihtiyaç haline geldiğini ve neredeyse bütün iş yerlerinde farklı amaçlar için kullanıldığını görüyoruz. Kimisi dersane kayıtlarını tutmak için, kimisi stok takibi yapmak için, kimisi dökümanlar için, kimisi… Uzayan giden bu listenin içinde mutlaka siz de mevcutsunuzdur. Ancak çalışanlar için bilgisayar her zaman iş amacı ile kullanılmıyor. Mesela MSN üzerinden arkadaşımız ile gülüşe gülüşe yazışıyoruz. Hoşumuza giden bir şarkıyı internetten indirebiliyoruz. Ya da olayı az daha abartıp oyun oynayabiliyoruz. Tamam bunlar güzel şeyler ancak hiç patronunuzun sizi takip edebileceği, bilgisayarda ne yaptıysanız görebileceği aklınıza geliyor mu? Gelmiyorsa yanıdınız demektir. Ya patronunuz MSN’de konuştğunuz arkadaşınız ile aranızdaki diyalogları gördüyse? Hele bir de patronunuz hakkında konuştuysanız :D. işte o zaman kovulmadan istifa edebilrsiniz :D. Ya da bunları yaşamayıp kendinizi göstermeyin olsun bitsin. Bu korkuyu üzerinizden atmak istiyorsanız çayınızı elinize alın ve en rahat halinizle bu yazıyı okuyun.

İlk önce patronunuzun sizi takip ettiği bu tür programların nereye nasıl kaydettiğinden bahsedelim. Patorunuzdan ya da şefinizden gelen bir dosyayı hemen bilgisayarınıza kopyalarsınız. MSN’den gönderdiği bir dosyayı uzantısı ne olursa olsun kabul edersiniz. Ancak patronunuzdan veya şefinizden gelen “exe” uzantılı dosyalara dikkat etmeniz gerekiyor. “exe” dosyları bir programı ifade eder. Yani bu sizi gözetleyen program olabilir. Siz böyle bir dosyayı alırsınız ve sonra herşey kendiliğinden başlar. O dosya sistem başlangıcına veya sizin farkına varamayacağınız bir yerde pusuya yatıp neler yaptığınızı gözler.

Peki bu tür programlar nasıl işler biliyor musunuz? Bu tür programlar klavyeden yazılan her harfi her kelimeyi kayda geçirir, yani MSN’den yazdıklarınız mutlaka kayda girer. Girediğiniz web sitelerinin de birer kopyası patrona gider :(.

Patornunuz sizi ispiyoncu programlar olmadan da izleyebilir. Şirket ağları Proxy adı verilen özel bir bilgisayar ile internete bağlıdır. Bu bilgisayarda da kimin hangi sayfaya girdiğinin kaydı tutulur. Eğer Proxy’i aldatmak isterseniz JAP size bu konuda eminim ki yardımcı olacaktır.

Bir de bu tür programların arka kapılarına bakmak gerekiyor. Yani isimlerine, işlevlerine ve nasıl korunulacağından.

Boss Everyware

Shareware bir yazılım olan Boss Everyware kullanıcının tüm aktivitelerini değerlendirir ve efektif çalışma süresini hesaplar.

Korunma: Sabit diskinizde “Beconfig.exe”, “Bewrep. exe” ve “Rmbew.exe” dosyalarını arayın. Eğer bu dosyalar sabit diskinizde bulunuyor PC’niz Boss Everyware ile denetleniyor.

Orvell

Düzenli olarak ekran görüntüsünün fotoğrafını çeker ve tüm ziyaret edilen web sayfalarını saklar.

Korunma: Klavyeden Ctrl + Shift + Alt + O tuş kombinasyonuna basın. Patronunuz da bu tuşlar ile programı çağırır ve tüm program fonksiyonlarına erişim sağlar.

Silent Watch

Özellikle ağlar için tasarlanmış bu araç yardımıyla merkezi bir konumdan bu ağa bağlı tüm bilgisayarların izlenmesi sağlanabilir.

Korunma:Bilgisayarda “Borlndmm.dll”, “Svcomsvc.dll” ve “Svcomsc. exe” aratma yapıp çıkan dosyaları silerek kurtulabilirsiniz.

Spector

Bir saniyelik küçük peryotlara kadar otomatik olarak ekrandaki görüntüyü kullanıcıdan habersiz olarak fotoğraflayabiliyor.

Korunma: “Shmswnmp.dll” ve “Shmswnrc. dll” adlı dosyaların izini takip edebilirsiniz. Sonra da silerek bu belayı da atlatabilirsiniz.

007 Starr

Bu araç 007 Starr adını meşhur James Bond filminin kahramanından alıyor. Program tüm tuş girişlerini ve ziyaret edilen web sayfalarını tarih ve saatiyle kaydeder. Yani klavyenizden yazdıklarınızı kaydeden program bu. Ve bu programlar arasında en yaygın kullanılanı da bu program.

Korunma:Başlat / Çalıştır penceresinde “Aç” satırına “Starrcmd” (tırnak hariç) yazın. Aç’a tıkladığınız ispiyon aracı ekrana gelir.

Bu işi bir de hukuki boyutları ile ele almak gerekirse birkaç başlık altında incelemede fayda var.

E-Postalar

Gelen ve giden e-postalar işveren tarafından bilgi edinme amaçlı olarak şirket içi ve dışı yazışmalara benzer biçimde denetlenebilir.Ancak kuşkusuz kişisel e-postalar, sadece size özel mektuplar gibi denetim dışı tutulmalıdır. Yani bu konuda eğer şirket değil de kendi kişisel e-posta adresiniz takip ediliyorsa yasal hakkınız var.

Girilen Web Sayfaları

Patronunuzun şirket içi bilgi güvenliğini sağlama açısında buna hakkı var. Yani çalışanların internetteki hareketlerini kontrol edebilir. Siz patron olsaydınız aynı şeyi yapmaz mıydınız? Mesela çalışan porno sitelere ya da buna benzer yerlere giriyor mu diye merak etmez misiniz? Bu yönden bir hakkınız olmayabilir

Ekran Görüntüleri ve Klavyeden Girilenler

Bir işverenin ne e-postaları ne de internet kullanımı gözetim altında alma yetkisi yok. Genel anlamda (gizli) denetleme ve internet kullanımı sırasındaki hareketlerin gözetlenmesiyle kesinlikle işverenin yasal hakkı değil, üstelik kişisel özgürlüğünüzü denetim altına alması açısından yasadışı sayılır. Ancak hak verirsiniz ki çalışanların bir yazılım ile denetlenmesini konu alan bir kanun da bulunmuyor. Sonuç olarak kişisel haklarınıza dokunmamak şartıyla işverenin bilgi amaçlı denetim yapması durumu ortaya çıkıyor. Yani buna MSN de dahil oluyor.

Kaynak : h-yaman.com

Haz
25

Klavye ve Farelerde Yaşayan Bakterilerden Haberiniz Var mı?

keyb-custom.jpgBilim adamları topladıkları 33 bilgisayar klavyesi üzerinde yaptıkları araştırma sonucunda ortalama bir klavyede normal bir alanda bulunması gereken bakteri sayısından 150 kat daha fazla bakteri bulmuşlar. Bu bakteri miktarı, temiz olmayan bir alafranga tuvaletin oturma kısmının hijyen seviyesinden bile 5 kat daha kötüymüş. Bu değerler üzerine bir anket çalışması da yapılmış ve 4000 kişiye bilgisayalarını ne aralıkla temizledikleri sorulmuş.

  • Klavyesini aylık olarak temizleyenler: %22
  • Monitörünü aylık olarak temizleyenler: %27
  • Mouse’larını aylık olarak temizleyenler: %10
  • Hiç temizlemeyenler: %41

oranında çıkmış. Buradan da görüldüğü üzere, her gün elimizle tuttuğumuz ve yine aynı elimize yiyecek birşey alıp hiç düşünmeden yediğimizde aslında ne kadar bakteri topluyormuşuz da haberimiz yokmuş.

Kaynak : bilgiustam.com

Haz
45

Msn de engeleyenleri bulun

Messenger’da sizi engellediğini düşündüğünüz kişiler varsa ve bundan da emin olmak istiyorsanız bu yöntemi rahatlıkla kullabilirsiniz..Bazı sitelerde yazılıp çizilir hani engelleyenleri görmek için şu programı indirin, şuraya girip adresinizi ve şifrenizi yazın, şu linke tıklayın gibi şeyleri görmeye alıştık artık, görmeyeniniz varsa da aman aman inanıp kanmayın..

Gelelim şimdi engelleyenleri programsız nasıl öğreneceğimize;

Messenger listemizdeki her hangi birinin (çevrimdışı olan) üzerine gelip

 sağ tuş yapıyoruz ve Görünümden > Profiline giriyoruz..O kişiye ait olan spaces sayfasının bir kısmı açılıyor ve hemen sol taraftaki kutucuğun altındaki Profil Ayrıntılarını Göster butonuna tıklıyoruz..Profiline baktığınız kişinin Messenger Görünümü yani alt kısmında avatarı varsa sizi engellememiş demektir içiniz rahat olsun.Aynen resimdeki gibi.

msn-engelleyenleri-ogren-1.JPG

 

 

 

 

Eğerki Messenger Görünümü yazan yeri göremiyorsanız avatarda yok ise vatandaş sizi blocklamış yani engellemiş demektir. Aynen resimdeki gibi.

msn-engelleyenleri-ogren.JPG

Gönül rahatlığıyla o kişiyi listenizden diskalifiye edebilirsiniz artık..

Live hotmailin getirdiği yeni özelliklerden yararlanmış olduk bu sayade.Ben messenger  8.5′da ve 8.1′ de denedim gayet güzel çalışıyor..Bu sürümlerin daha alt versiyonunu kullananlar yoktur sanırım.